İstanbul Namaz vakitleri
- 1الرَّحْمَنُer-RahmânDünyada bütün yaratılmışlara merhamet eden
- 2الرَّحِيمُer-RahîmAhirette müminlere özel olarak merhamet eden
- 3الْمَلِكُel-MelikMülkün ve her şeyin gerçek sahibi
- 4الْقُدُّوسُel-KuddûsHer türlü eksiklikten uzak, tertemiz
- 5السَّلاَمُes-SelâmEsenlik veren, kusurlardan uzak
- 6الْمُؤْمِنُel-Mü'minGüven veren, vaadine sadık
- 7الْمُهَيْمِنُel-MüheyminHer şeyi gözetip koruyan
- 8الْعَزِيزُel-AzîzÜstün, mağlup edilemeyen
- 9الْجَبَّارُel-CebbârDilediğini yaptırmaya gücü yeten, kırılanı onaran
- 10الْمُتَكَبِّرُel-MütekebbirBüyüklükte eşi olmayan
- 11الْخَالِقُel-HâlıkYoktan var eden
- 12الْبَارِئُel-BâriKusursuz ve uyumlu yaratan
- 13الْمُصَوِّرُel-MusavvirHer şeye şekil veren
- 14الْغَفَّارُel-GaffârGünahları çokça bağışlayan
- 15الْقَهَّارُel-KahhârHer şeye galip gelen
- 16الْوَهَّابُel-VehhâbKarşılıksız bolca veren
- 17الرَّزَّاقُer-RezzâkBütün canlıların rızkını veren
- 18الْفَتَّاحُel-FettâhKapıları ve zorlukları açan
- 19اَلْعَلِيْمُel-AlîmHer şeyi bilen
- 20الْقَابِضُel-KâbıdDilediğine daraltan
- 21الْبَاسِطُel-BâsıtDilediğine genişlik veren
- 22الْخَافِضُel-HâfıdDilediğini alçaltan
- 23الرَّافِعُer-RâfiDilediğini yücelten
- 24الْمُعِزُّel-Muızİzzet veren
- 25المُذِلُّel-MüzilZillete düşüren
- 26السَّمِيعُes-SemîHer şeyi işiten
- 27الْبَصِيرُel-BasîrHer şeyi gören
- 28الْحَكَمُel-HakemHükmeden, hakkı ayıran
- 29الْعَدْلُel-AdlMutlak adaletli
- 30اللَّطِيفُel-LatîfEn ince işleri bilen, lütufkâr
- 31الْخَبِيرُel-HabîrHer şeyden haberdar olan
- 32الْحَلِيمُel-HalîmYumuşak davranan, cezada acele etmeyen
- 33الْعَظِيمُel-AzîmPek yüce
- 34الْغَفُورُel-GafûrÇok bağışlayan
- 35الشَّكُورُeş-ŞekûrAz amele çok karşılık veren
- 36الْعَلِيُّel-AliyyYüceler yücesi
- 37الْكَبِيرُel-KebîrPek büyük
- 38الْحَفِيظُel-HafîzKoruyan, gözeten
- 39المُقيِتel-MukîtHer canlının gıdasını veren
- 40الْحسِيبُel-HasîbHesaba çeken, yeten
- 41الْجَلِيلُel-CelîlCelal ve azamet sahibi
- 42الْكَرِيمُel-KerîmÇok cömert
- 43الرَّقِيبُer-RakîbHer an gözeten
- 44الْمُجِيبُel-MücîbDuaları kabul eden
- 45الْوَاسِعُel-VâsiRahmeti ve ilmi geniş olan
- 46الْحَكِيمُel-HakîmHer işi hikmetli olan
- 47الْوَدُودُel-VedûdKullarını seven, sevilmeye layık
- 48الْمَجِيدُel-MecîdŞanı yüce olan
- 49الْبَاعِثُel-BâisÖlüleri dirilten
- 50الشَّهِيدُeş-ŞehîdHer şeye şahit olan
- 51الْحَقُّel-HakkVarlığı gerçek olan
- 52الْوَكِيلُel-VekîlGüvenilip dayanılan
- 53الْقَوِيُّel-KaviyyÇok güçlü
- 54الْمَتِينُel-MetînSarsılmaz kudret sahibi
- 55الْوَلِيُّel-VeliyyDost ve yardımcı
- 56الْحَمِيدُel-HamîdÖvgüye layık
- 57الْمُحْصِيel-MuhsîHer şeyi tek tek sayıp bilen
- 58الْمُبْدِئُel-Mübdiİlk kez var eden
- 59الْمُعِيدُel-MuîdYeniden yaratan
- 60الْمُحْيِيel-MuhyîHayat veren
- 61اَلْمُمِيتُel-MümîtÖlümü yaratan
- 62الْحَيُّel-HayyDiri, ölümsüz
- 63الْقَيُّومُel-KayyûmHer şeyi ayakta tutan
- 64الْوَاجِدُel-VâcidDilediğini bulan, zengin
- 65الْمَاجِدُel-MâcidŞanı büyük ve cömert
- 66الْواحِدُel-VâhidTek olan
- 67اَلاَحَدُel-EhadBir olan, eşi ve benzeri bulunmayan
- 68الصَّمَدُes-SamedHer şeyin kendisine muhtaç olduğu
- 69الْقَادِرُel-KâdirHer şeye gücü yeten
- 70الْمُقْتَدِرُel-MuktedirKudreti tam olan
- 71الْمُقَدِّمُel-MukaddimDilediğini öne alan
- 72الْمُؤَخِّرُel-MuahhirDilediğini geri bırakan
- 73الأوَّلُel-EvvelBaşlangıcı olmayan
- 74الآخِرُel-ÂhirSonu olmayan
- 75الظَّاهِرُez-ZâhirVarlığı apaçık olan
- 76الْبَاطِنُel-BâtınAkılların kavrayamadığı
- 77الْوَالِيel-VâlîHer şeyi yöneten
- 78الْمُتَعَالِيel-MüteâlîYaratılmışlara benzemekten yüce
- 79الْبَرُّel-Berrİyiliği bol olan
- 80التَّوَابُet-TevvâbTövbeleri kabul eden
- 81الْمُنْتَقِمُel-MüntekimSuçluları cezalandıran
- 82العَفُوُّel-AfüvvAffı çok olan
- 83الرَّؤُوفُer-RaûfÇok şefkatli
- 84مَالِكُ الْمُلْكِMâlikü'l-MülkMülkün ebedî sahibi
- 85ذُوالْجَلاَلِ وَالإكْرَامِZü'l-Celâli ve'l-İkrâmAzamet ve ikram sahibi
- 86الْمُقْسِطُel-MuksitAdaletle hükmeden
- 87الْجَامِعُel-CâmiDilediğini bir araya getiren
- 88الْغَنِيُّel-GaniyyHiçbir şeye muhtaç olmayan
- 89الْمُغْنِيel-MuğnîZengin kılan
- 90اَلْمَانِعُel-MâniDilediğini engelleyen
- 91الضَّارَّed-DârrZarar verenleri de yaratan
- 92النَّافِعُen-NâfiFayda veren
- 93النُّورُen-NûrNur sahibi, aydınlatan
- 94الْهَادِيel-HâdîDoğru yola ileten
- 95الْبَدِيعُel-BedîEşsiz yaratan
- 96اَلْبَاقِيel-BâkîVarlığı sonsuz olan
- 97الْوَارِثُel-VârisHer şeyin son sahibi
- 98الرَّشِيدُer-ReşîdDoğru yolu gösteren
- 99الصَّبُورُes-SabûrÇok sabırlı